Unutanları Unutmadılar

              İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Füsun Bursalıoğlu ve Psikolog Funda Akdağ'ın Alzheimer ve bunama yaşayan yaşlıların ailelerine yönelik ücretsiz özel terapi hizmeti farkındalık yarattı.

              TÜRKİYE'DE ilk kez bir devlet hastanesi bünyesinde başlatılan Alzheimer hastaları ve yakınları için psikolojik terapi hizmeti hızla gelişti. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki bu hizmet Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne de örnek oldu. Şimdi, her Perşembe tüm gün yapılan seansların yanı sıra Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi ile beraber 21 Aralık'tan itibaren her Cuma saat 15.00'den 17.00'ye kadar ailelerle grup terapi yapılacak.

              Medeniyetin çocuklar ile yaşlılara verilen hizmet ve değerle ölçüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Füsun Bursalıoğlu, verdikleri hizmetten yalnızca İzmir'deki hasta ve yakınlarının değil çevre illerdeki vatandaşların da yararlandığını söyledi. Yaklaşık 10 yıl önce küçük çaplı olarak başlatılan bu uygulamanın artık her Perşembe tüm gün olmak üzere düzenli olarak yapıldığını belirten Bursalıoğlu, her hafta yaklaşık 25 aile ile görüştüklerini ifade etti. Aileleri hastalık konusunda bilinçlendirdikçe sorunların kendiliğinden çözüldüğünü gördüklerini belirten Bursalıoğlu, "Yaşlı sayısı giderek artıyor. Buna bağlı olarak da Alzheimer her 5-10 yılda bir daha da artarak önümüze çıkıyor. Bu insanlarla ilgilenecek psikiyatris, pisikolog sayısı belli. Ancak hastalarımızdaki davranışsal sorunları çözecek, acıları rahatlatacak daha fazla eğitimli kişiye ihtiyaç var. Biz de bu amaçla bir çalışma başlattık. Çok daha fazla kitleye ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.

AİLELER BİLEMİYOR

              Alzheimer hastalığını iyi kavrayamayan bazı ailelerde eşler arasında boşanmaya varan sorunlar yaşandığını kaydeden Bursalıoğlu, "Bunamaların çoğunda halkın büyük yanlışı 'Her şeyi hatırlıyor, 50 sene önceyi bile söylüyor' diyorlar ama buradaki problem eski değil yeni ile. Hastalar gerçekleri yanlış yorumlamaya başlıyorlar. Örneğin Yaşar Özyurtlu hastamızın oğlu Ömer Bey, bu nedenle eşinden ayrıldı. Çünkü eşinin anlattıklarına inanmıyordu. Bizimle tanışıp hastalıkla ilgili terapi sürecine katıldıktan sonra pişman oldu. Şu anda ne yapması gerektiğini, annesine karşı nasıl davranması gerektiğini biliyor. Bu hastalıkta içine kapananlar, hayal görenler, sürekli şüpheyle yaşayanlar olabiliyor. Televizyona bakıp onu gerçek sanıyorlar. Hastalık iyice ilerlediğinde kendilerini tanımadıkları için aynada kendilerini gördüklerinde kıyametler kopuyor. Evde birisi bana kötülük edecek gibi düşüncelere kapılıyorlar. Bazen eşlerine benzeyen kızını ya da oğlunu kıskanıyorlar. Bu nedenle gelin ya da damada çok ağır sözler sarfediyorlar. Bu hizmet hasta yakınları için büyük kolaylık sağladı" diye konuştu.

 

Haber Resimleri

 
 
 
Baplantılar